Düğünümde İki Evlilik Birden Yaptım

Merhaba. Ben 28 yaşında Seren. Üç yıl önce yaşadıklarımı anlatmak ve içimi dökmek istedim. Eşimle bir çocuğumuz var. Severek evlendik. Ancak evlendiğimiz gün her şey değişti.

Eşimle aynı firmada çalışıyorduk. Orada tanıştık ve 1 yıl süren arkadaşlığımız ve 4-5 aylık sevgililik sürecinin sonunda evlilik teklifi aldım ve kabul ettim. Önce aileler tanıştı, sonra karşılıklı kararlar kılındı. Beni istemeye geleceklerdi. Beni istemeye geldikleri gün, eşimin ailesinden gelenler arasında amcası ve kuzenleri de vardı. O gün açıkçası amcasından ürkmüştüm. Çünkü gözü sürekli bendeydi. özellikle ikram ederken yeterince kapalı olan kıyafetimin yakasından göğüslerimi görmek için ayrı bir çaba sarf ettiğini anlamıştım. Başta “adamın günahını alıyorum.” diye düşünsem de mutfağa kahve fincanını bırakmak bahanesiyle gelip kalçalarıma sürtünerek arkamdan geçmesi emin olmama sebep oldu. Olay çıkartmak istemedim. Çünkü eşimle evlilik olasılığımız bile dağılabilirdi. Nasıl olsa bir daha görmeyecektim bu adamı. O gün bir şekilde bitti. Evden tam gidiyorlarken herkesle resmi bir şekilde, güleryüzle vedalaşıyorduk, uğurluyorduk. Herkesle tokalaşmıştım. Herkesten farklı olarak eşimin amcası Celal, bana sarılıp öpüp veda etmeyi tercih etti. Böyle bir şey beklemediğimden boş bulundum. Ancak bana sarıldığında bir elini bel çukurumda gezdirdiğini hissettim. Sonra bir şey yokmuş gibi “hadi iyi geceler.” diyip evden çıktı. O gün böyle pis bir şekilde bitti ancak eşimi düşündükçe kendimi rahatlatıyordum.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra nişanımız vardı. Eşimle çok heyecanlıydık. Amcası Celal aklıma bile gelmemişti. Moralimi bozacak bir şey olmayacağını düşünüyordum. Nişan günü geldiğinde bu gerçek yüzüme vuruldu bir an. Ancak neyse ki ters bir şey yaşanmadı. Bir şekilde tamamladık.

Artık eşimle düğünü düşünüyor, neler yapmamız gerektiği ile ilgili sık sık konuşup alışveriş yapıyorduk. Bazen birbirimizin ailelerine yemeğe gidiyorduk. Ailelerimiz iyi kaynaşmıştı. Gerçekten eşimle birbirimizi çok seviyorduk. Uzuuun bir vakit geçtikten sonra yaz aylarına giriyorduk. İnsanların en az iş güçle uğraşacağı bir günü tercih ettik ve düğünümüz için bir yer ayarladık. Hazırlıklar yapıldı.

Tüm olan bitenden sonra nihayet düğün salonuna geçtik. Düğün salonunda nikah memuru geldi ve o muhteşem kararımızı eşimle haykırdık. Artık o benim kocam, ben onun karısıydım. Gerçekten çok mutluydum. Herkes eğlenmeye başlamıştı. Aynı zamanda yemekler servis ediliyordu. Gelinliğim normalde çok iyi geliyordu ancak fazla hareket ettiğim için belli ki biraz bel kısmında toplanma olmuştu, beni sıkıyordu. Eşimin kulağına durumu fısıldayıp hemen hazırlandığımız odaya geçtim. Biraz da dinleneceğimi söyledim. Ayakkabılarım ne yazık ki çok canımı yakıyordu. Biraz 5 dakika kadar dinlenmek istedim.

Odaya geçtikten 5-10 saniye sonra kapım tıklandı. İçeriye eşimin amcası girdi. Açıkçası biraz irkildim. Bozuntuya vermedim. “Bir şey mi oldu?” gibisinden sordum. “Ben takı törenine kalamayacağım canım, sana burada hediyemi vermek istedim.” dedi. Şaşırdım açıkçası, belki de ben paranoyak davranıyordum. Teşekkür ettim, takmak istediği altını aldım. O sırada uzun uzun bana bakmaya başladı. Bende gelinliğimi düzeltmek için onun çıkmasını bekliyordum. “İçeri gelmeyecek misin?” diye sordu. Bende durumu anlattım. “Dur yardım edeyim” diye hemen arkama geçti. Gelinliğimin bel kısmındaki küçük fermuarı yavaşça çekti. Bunu yapmasını istemediğimi söylesem de ısrar etti. Açtığı gibi vücudum karşısındaydı. Aynadan ona baktığımda içi gitmiş gibiydi. Birden bire eğilip boynumu öpmeye başladı. Bir yandan sırtımdan başlayıp bel çukuruma kadar ellerini yavaşça götürüp okşuyordu. Hemen ayaklandım ve fazla sesimi yükseltmeden katı bir şekilde defolup gitmesini söyledim. Odanın kapısına doğru gitti ve üstündeki anahtarla kapıyı kilitledi. Pantolonunu indirdi. Celal’in organı karşımda duruyordu. Üstüme doğru geldi. “Bir kere yapalım bir daha karşına çıkmam.” dedi. Tersledim ve hemen toparlanıp çıkmaya çalıştım. Gelinlikle hareket ederken zorlanıyordum. Kolumdan tutup beni oradaki koltuklardan birisine zorla oturttu. “Bağırırım” diye tehdit etsem de bağırmayacağımı biliyordu.

Aletini yüzüme doğru yaklaştırdı ve ağzıma sokmaya çalıştı. Bende sürekli başımı çeviriyor, onu itmeye çalışıyordum. Yine de erkekliğini suratıma, ağzımın kenarına sürüyordu. En sonunda bana bir tokat attı ve kollarımdan tutup kaldırdı. Geniş koltuğa beni itti ve duvara bakacak şekilde dizlerimin üstünde durmamı sağladı. Gelinliğimin bir kısmını arkamdan kaldırdı ve tam önüme gelen kısmını yavaşça çekti. Erkekliğini önüme sürüyordu. “Yapma” diyerek yalvarıyordum ama birden bire içime girdi. Yavaş yavaş içime girip çıkmaya başladı. Düğün günümde eşimin amcası beni altına almıştı. O sırada birisi kapıyı tıkladı. Sonra eşim olduğunu anladım. “Hadi takı töreni başlayacak, geliyor musun artık?” dedi. Kapıyı açmayı denedi ama kilitli olduğunu anlayınca bıraktı. Birkaç kez daha tıkladı. O sırada Celal hızlanmıştı, içime daha hızlı giriyordu. Konuşsam anlayacaktı. Celal’e yavaş olmasını söyledim. Dinlemiyordu. Kendimi sıkarak “İyi hissetmiyorum, 5-10 dakikaya geleceğim.” dedim. Eşim “tamam” diyip gitti. O sırada Celal “nerene boşalayım, boşalmak üzereyim” dedi. “Sakın içime yapma.” dedim. Birden hızlandı ve inlemeye başladı. “Çık içimden” diye bağırdım. Ancak hiç umrunda olmadı. İçime iyice kökleyip boşalmaya başladı. Bir de pişkin pişkin “bu da ikinci hediyem olsun.” diyip güldü. Yanıma oturdu yarı çıplak bir şekilde. Bende kendimi koltuğa bıraktım. Nefes nefeseydik. Göğüslerimi görmek istediğini söyledi. Yavaşça gelinliğimi tamamen çıkarttım. Sadece eldivenim ve uzun çorabım duruyordu. Beni kucağına aldı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Artık karşılık vermiyordum, olan olmuştu. Birden bana “off keşke benim karım olsaydın seni her gün yapardım.” dedi. “Bitir ne yapıyosan gidelim” dedim. Çok geçmeden kalçamda tekrar onun aletini hissettim. Yine ereksiyon olmuştu. “Ben bir daha yapmak istiyorum.” dedi.

Bu kez beni hazırlandığım aynanın olduğu masaya doğru götürdü. Masaya beni oturttu. Birbirimize bakıyorduk. İçime soktu ve yavaşça girip çıkmaya başladı. 15 dakika boyunca beni o şekilde sikti. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorduk. İçime girip çıkarken göğüslerime arada ağzını götürüyor, yalayıp emiyordu. O sırada eşim kapıya ardı ardına tıklamaya başladı. “Açar mısın canım şunu?” diyordu. “Ya dur geliyorum.” diye seslendim. Celal beni kucağına aldı, kapıya doğru götürdü. Sessizce “yapma! manyak mısın? anlayacak.” felan desem de dinlemedi. Beni kapıya yasladı ve yavaşça içime girdi. Kapıya doğru “geliyorum aşkım, hazırlanıyorum tekrar makyajımı yapıyorum yine.” dedim. “Acele et geç oluyor.” dedi. Celal birden hızlıca içime ardarda köklemeye başladı. İçime kökledikçe kapıya çarpıyordum, ses çıkıyordu. Kendimi bağırmamak için sıksam da dayanamadım. Çok fazla bağırmadan inlemeye başladım. Celal boşalsın diye onu gaza getirecek şeyler söyledim. “En iyi sen yapıyorsun aşkım, hadi daha hızlı.” gibi şeyler söylüyordum. O sırada iyice hızlandı. O kadar hızlıydı ki kapıya çarpan kalçalarım çok ses çıkarıyordu. Hem kapıdan ses geliyordu hem kalçalarımdan. Hem de Celal içime girdikçe önümden sesler çıkıyordu. Ben inliyordum. Celal ise sanki birisine sinirlenmiş gibi hırlıyordu adeta. “Ooof off” diye bağırarak beni koltuğa doğru taşıdı ve bacaklarımı havada tutarak üstten içime bastırarak giriyordu. Birden o şekilde bana baskı kurarak, içime kökleyerek iyice boşaldı. İçimden çıktı, hemen temizlendik. Celal gelinliğimi bana giydirdi. Makyajımı hızlıca ayak üstü yeniden yapıp çıktım. Takı törenine geçtik hemen. Eşim ne olduğunu sorduğunda “biraz başım döndü, midem bulandı.” dedim.

Takı töreninde sıraya eşimin amcası Celal’de girdi. Eşime biraz para takıp “sen benim oğlum gibisin, seni de evlendirdik sonunda. hayırlı olsun.” gibi bir konuşma yaptı. O an içimden Celal’e çok laf ettim. Aşırı şerefsizce bir hareketti. Eşim her şeyden habersiz amcasına sımsıkı sarıldı, teşekkür etti. Bana geldiğinde ise öpmek için sarıldı. O sırada kulağıma “Haftaya görüşelim.” diye fısıldadı. Düğün gününü o şekilde bitirdik.

Haftaya Celal ile bir kafede görüştük. Ancak işi olduğu için acele bir şekilde girdiğimiz kafede bir kahve içtik. İçer içmez beni tuvalete götürdü. Tuvaletin kapısına beni yasladı ve içime girip beni yine sikmeye başladı. Öpüşmeye çalışıyordum ancak o pek öpüşmeyi bilmiyordu. Ben öpüyordum onu. Eşime olan aşkımı, Celal’e olan şehvetim bastırıyordu. O sırada Celal 5-6 dakika kadar içime pompaladıktan sonra yine içime boşaldı. Sonra o gün dağıldık.

Eşimle artık kendi evimize geçiyorduk. Eşyalar tamamlanmıştı. Eve geçtiğimiz ilk gün ters bir şey olması durumunda bahanem olsun diye eşimle sıkıcı, zevksiz bir ilişkiye girdim. Tamamen eşimin içime boşalması için uğraştım ve hiç zevk almadım. O çok zevk almış gibi görünüyordu. Celal ile ilişkiye girmemiş olsam muhtemelen bende zevk alırdım. Ancak onunla bir şeyler yaşadıktan sonra, ona alışmıştım. Eşim bu isteğime çok şaşırdı. Tanıştığımız zaman “çocuk konusunda aceleci davranmayalım.” diyen bendim. Hemen çocuk isteyen ise oydu. Ancak böyle düşündüğümü görünce itiraz bile etmedi.

Uzun bir süre Celal ile görüşmedim ondan sonra. Bazı işler için Rusya’ya gitmişti. Bu sürede ben hamile kaldığımı öğrenmiştim ve çocuğumu doğurmuştum. Bir oğlumuz olmuştu eşimle. Ancak ben oğlumun eşimden olduğundan pek emin değildim. Çocuk Celal’den olabilirdi. Yine de hiç üstelemedim. Oğlum doğduktan 6-7 ay sonra Celal işini bitirip dönmüştü ancak tamamen resmi bir şekilde görüştük. Gelip tebrik etmişti bizi ve oğlum için bir altın takmıştı. Ben Celal geldiğinde biraz hislenmiştim ama üstüne düşmemiştim. O da sanırım öyle yapıyordu. Bana karşı ilgili bile değildi.

Bir gün onu aradım ve görüşmek için eve çağırdım. Geldiğinde biraz oğlumu sevdi. Sonra konuşmaya başladık. “Bana niye soğuksun?” diye sordum. “Soğuk değilim sadece yeğenimin mutlu olmasını istiyorum.” dedi. “Mutlu olsun istiyorsan niye düğün günü ve sonrası benimle bunu yaptın?” dedim. “Çok istedim ama pişmanım şimdi.” dedi. O şekilde Celal meselesini kapattık.

O konuşmadan birkaç hafta sonra çocuğumun küçük bir saç teli ile eşimin saç telini aldım ve test için tanıdığım bir doktor arkadaşıma gönderdim. Sorun olmasın diye “bir tanıdığımın ricası” dedim. Zaten eşimle nasıl bir ilişkimiz olduğunu bilenler şüphe bile duymuyordu bizden. Test sonuçları geldiğinde doktor arkadaşımın karşısında telefonumu açtım ve sahte arama aktifleştirdim. Sanki birisiyle konuşuyormuş gibi konuşmaya başladım. “Sonuçlar böyle, üzülme canım boşver.” falan filan bir şeyler diyip saçmalıyordum. Telefonu kapattım, teşekkür edip oradan gittim. Testlere baktığımda iki örnek uyuşmuyordu. Yani oğlum, eşimden değildi. Yine de emin olmak için bir gün Celal geldiğinde onun ayrı bir havlu kullanmasını bir şekilde sağladım. Kullandığı havluda bir şey yoktu. Bu yüzden bizzat onların evine ziyarete gittim. Lavaboda traş makinesi duruyordu. Celal’in örneğini o şekilde halletmiştim. Teste gönderdiğimde ise uyumlu çıkmıştı.

Bu gerçeği Celal’e söylemek istiyordum ancak cesaret edemiyordum. Bir gün evde temizlik yaparken Celal’in geldiğini gördüm. Bana seslendi, kapıya geldi. Kapıyı açtım hemen. İçeriye geldi, eşimi sordu. “Şu an yok yarım saate gelir. Gel içeride bekle.” dedim. İçeriye geldiğinde konuşmak istedim. “Celal ben bir ara test yaptım. Çocuğum eşimden değil. Oğlum, senle benim oğlumuz.” dedim. Bana bir şey demedi, oğlumu sevmeye başladı. Bende Celal’in yanına oturdum. Bana doğru baktı, yanağımı okşadı. “Yapacak bir şey yok. Eşine söyleme ben arada oğlumu görmeye gelirim.” dedi. O içeride otururken Celal’i biraz kışkırtmak istedim. Odama geçip biraz açık bir şekilde giyindim. Sonra tekrar salona geçtim ve Celal’in yanına oturdum. Bana fazla ilgi göstermemeye çalışıyordu ama çaktırmadan bakıyordu.

Celal bana “Evliliğiniz nasıl?” diye sormuştu. Normal bir cevap verecektim ancak son anda müstehcen bir cevap vermek istedim. “Fena değil ama yatak odamızda benim yüzüm gülmüyor. Keşke senin kadar olabilse.” dedim. Ayağa kalkıp bana doğru geldi. Bende ayağa kalktım, ona doğru iyice yanaştım. Elimle pantolonunun üstünden onun erkekliğini okşadım. İyice kabarmıştı. “Sana dayanamıyorum artık.” dedi. Bende iyice ateşlenmiştim. Nefesim kesiliyordu heyecandan. “Kocam gelmek üzere, acele edelim hadi.” dedim. Salonun ortasında hemen altımdaki kısa penye şortumu indirdi ve yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra “hadi inlet beni artık.” diye yalvardım. Hemen pantolonunu indirdi. Erkekliğini elime aldım ve biraz yaladım. Sonra acelemiz olduğu için hemen içime girdi. Hızlı bir şekilde içime pompalamaya başladı. Ev boş olduğu için bağıra bağıra inliyordum. Tam boşalacağını söylediği an durdu. Niye durduğunu sorduğumda “Seni kocanın yatağında sikicem.” dedi. Beni kaldırıp hemen yatak odasına götürdü. Yatağa beni attı ve bacaklarımı onun sırtına atmamı söyledi. Dediğini yaptım. Üstten içime tamamen giriyordu ve hızlıca ileri geri hareket ediyordu. Harikaydı! İçime girip çıktıkça zevkten çıldırıyordum. “Boşalacağım.” dediğinde çıkmasını söyledim. Bu kez sözünü tutup içimden çıktı. Suratıma boşalmak istediğini söyledi. Hemen eğildim. Suratıma doğru boşaldı. Hemen lavaboya gidip temizlendik. “Bundan sonra her haftasonu buradayım kocan olarak.” dedi.

Cidden dediği gibi oldu. Şu an evliliğim devam ediyor. İki kocamla birlikte mutluyum.

Bir önceki yazımız olan Bakkal amca annem aşna fişne başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın